Lösemi Tedavisinde Kan ve Kök Hücre Bağışının Hayati Önemi
Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak lösemi tedavisinde kan ve kök hücre bağışının önemini vurguluyor: "Her bir bağış, bir çocuğa yeni bir hayat verir."
Lösemi Tedavisinde Hızla Artan Başarı Oranları
Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, kan ve kök hücre bağışlarının lösemi tedavisindeki kritik rolüne dikkat çekti.Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Hematolojisi-Onkolojisi dalında görev yapan Dr. Çakmak, löseminin kontrolsüz kan hücresi çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kan kanseri olduğunu belirtti. Özellikle çocuklarda görülen Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL), tüm çocukluk çağı lösemilerinin %75'ini oluşturuyor.
Geçmişle kıyaslandığında, çocukluk çağı lösemi tedavisinde genetik profillere göre kişiselleştirilmiş tedavi protokolleri sayesinde büyük ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti.
Erken Teşhisin Hayati Rolü
Dr. Çakmak, löseminin ilk belirtilerinin genellikle sinsi başladığını ve diğer hastalıklarla karıştırılabileceğini belirterek, ailelerin dikkat etmesi gereken semptomları şöyle sıraladı: açıklanamayan yorgunluk, solukluk, sık enfeksiyon geçirme ve iyileşmeyen ateş gibi belirtiler. Erken teşhis, tedavinin daha etkili ve yayılmadan yapılabilmesi için oldukça önem taşıyor. Geç tanı, tedavi şansını azaltarak organ tutulumunu ve enfeksiyon riskini artırabilir. Bu nedenle belirtilerin fark edilmesi ve hızlı bir şekilde tıbbi yardım alınması hayati öneme sahiptir.Modern Tedavi Yöntemleri ve Yenilikler
Çakmak, modern tedavi yöntemlerindeki yenilikler hakkında bilgi verdi. Özellikle immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler sayesinde, tedavi başarı oranları önemli ölçüde arttı. Blinatumomab ve inotuzumab gibi akıllı moleküller, klasik tedavilere dirençli vakalarda bile yüksek başarı sağlıyor. Ayrıca, kök hücre nakli protokollerinin güvenliği artırıldı ve nakil sonrası yaşam kalitesi destek tedavileriyle iyileştirildi. Bu gelişmelerle, çocukluk çağı lösemilerinde iyileşme oranı %95'in üzerine çıkmış durumda.Lösemi Hakkında Yanlış Anlamalar
Lösemiyle ilgili toplumda yaygın olan yanlış bilgiler üzerinde duran Dr. Çakmak, löseminin bulaşıcı olmadığını ve genellikle kalıtsal nedenlerle değil, genetik değişiklikler ya da çevresel etkilerle ortaya çıktığını belirtti.Kemoterapi hakkındaki olumsuz düşüncelerin de gerçeği yansıtmadığını, modern ilaçlar ve destek tedavileri ile çocukların tedavi sürecini daha kolay atlattığını vurguladı. Kök hücre naklinin tek çare olmadığını, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde birçok çocuğun tamamen iyileşebildiğini belirtti.
Kan ve Kök Hücre Bağışının Önemi
Kan ve kök hücre bağışının lösemi tedavisinde hayati rol oynadığını belirten Çakmak, 18-65 yaş aralığındaki bireylerin belirli sağlık koşullarını sağladıkları takdirde kan verebileceğini ifade etti. Bağışçılar, son dönemde enfeksiyon geçirmemiş ve bulaşıcı hastalıklara sahip olmayan bireylerden oluşmalıdır. Erkekler yılda dört, kadınlar ise üç kez kan bağışı yapabilir. Kök hücre bağışı ise 18-50 yaş arası bireyler için mümkündür ve TÜRKÖK sistemine kayıtla gerçekleştirilir. Her bağışın lösemi hastası bir çocuğun yaşamını kurtarma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. .Kaynak: IHA
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!